Editions Mego etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Editions Mego etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Kasım 2011 Pazartesi
Evil Madness. Super Great Love. Editions Mego ( minima )
Evil Madness karma bir grup: BJ Nilsen, Johann Johannsson ve Stilluppsteypa tayfasından oluşan ekip üyelerinin solo kariyerleri çok daha deneysel ve ambient işlerle dolu olsa da, bu projede chillwave diyebileceğimiz hafif distorsiyonlu ve bol efektli bir synthpop-electro albümüne imza atıyorlar. Oldukça çizgi dışı deneysel işlere evsahipliği yapan Editions Mego etiketi altında pek benzerine rastlanmayacak tarzdaki çalışma tüm albüm boyunca yüksek tempo, kuvvetli baslar, neşeli ritimler ve bolca dans vaat ediyor. Disko ritimleriyle bezenmiş parçalarda bir şekilde sıradanlığın ötesine geçmeyi başaran, akışkan, akılda kalıcı ve steril bir ses örgüsü hâkim. Özel olarak kulak kabartılası 11 dakikalık “Maxim's Goldfinger” âdeta albüm içinde mini bir albüm olarak tüm bu anlattıklarımızın hızlı bir özetini sunuyor aslında. Bir an olsun boşluğa düşmeyen, her daim dinleyenin dikkatini cezbetmeyi beceren parçalar zaman zaman kendi içinde miksleniyormuş hissiyatı veriyor. Bu bir anlamda ekip üyelerinin parçalar üzerinde bol miktarda düzenleme ve efekt kullanmalarından kaynaklanıyor. Özetle basit birkaç melodinin ardına gizlenmiş kaçak bir yapılanma değil, ayan beyan meydan okuyan komple bir albüm söz konusu.
Mark Fell. UL8. Editions Mego ( minima )
SND ve Blir projelerinden de bildiğimiz Mark Fell, 2010 yılına son anda attığı deparla ardı ardına yayınlanan iki enfes albüm sıkıştırmayı becermiş yetkin bir prodüktör aslında. Fell’in 2010 sonlarına doğru Raster Noton etiketiyle yayınlanan Multistability albümünün hemen akabinde piyasaya sürülen yeni çalışması, sıklıkla elektronik tandanslı deneysel ve soyut işlere kapısını ardına dek açan Editions Mego etiketini taşıyor. 20 parçanın yer aldığı albümü kendi içinde üç bölüme ayrılan konsept bir çalışma olarak değerlendirmek mümkün. Melodik kurgunun olmadığı kaygan bir zeminde yeşeren bu parçaların tümünde ana omurgayı tekil bir ses tınısının oluşturduğunu görüyoruz. Üç bölümün her birinde ana kaynağı benzerlik gösteren bu tınılar farklı ritmik yapılarla harmanlanıyor. Minimalist bir yaklaşımla şekillenen bu parçaların oluşturduğu tek katmanlı ses yumakları âdeta tek bir rengin farklı tonlarını kullanan bir ressamı anımsatıyor bizlere. Ses olgusunun bilinmeyen coğrafyalarına yelken açan çalışmada kompleks ve girift yapılardan olabildiğince kaçınılmış. Her bir tınının kendi hâlindeki hikâyeciklerinin peşine düşen Fell, zaman zaman Autechre’ı anımsatan bir soyutlamanın ardından gitse de, albümdeki parçaların kendi dokusal kimliklerini korumayı da başarmış. Deneysel işlere ekstra kulak kabartanlar için.
10 Ağustos 2010 Salı
Fenn O'Berg. In Stereo. Editions Mego. 2010. (minima)
Fenn O’Berg uzunca bir süredir sessizliğe bürünmüş üç önemli müzisyenin ilk stüdyo albümleri olma özelliğini taşıyan istisnaî bir çalışma. Üretimlerini takip etmekte ciddî güçlük çektiğimiz Jim O’Rourke, laptop elektronika ile gitarı eşsiz bir şekilde harmanlayan Christian Fennesz ve Mego etiketinin kurucusu Peter Rehberg’den (a.k.a. Pita) müteşekkil üçlü daha önceki çalışmalarında doğaçlama kayıtlar oluşturmasına rağmen, bu defa Tokyo’da yedi günlük bir stüdyo mesaisi harcamışlar. Altı uzunca bölümden oluşan albüm boyunca tekinsiz ses girdapları arasındaki atmosferik tınılar içinde esrarengiz bir yolculuğa çıkıyoruz. Herhangi bir melodinin olmadığı bu parçalar tam anlamıyla üç virtüözün kendilerine ait bir dil yarattıklarını ispatlar nitelikte. Albüm, adına nispet yaparcasına ses kolajlarının devamlı etrafımızda dolaştığı, birçok katmanın maharetle birbirine yedirildiği, zaman zaman kaotik bir evrene teğet geçen bir dokuyu içimize işliyor. Oldukça deneysel ve soyut bir çalışma olan albümü elbette ki bu tarza yakın duranlara şiddetle tavsiye ederken, ilk defa kulak kabartacaklara da baştan dikkatli olmaları gerektiği notunu düşmekte fayda var. Albümün eleştiri kaldırır tek yanı ise, stüdyo albümü olmanın nazar boncuğu diyebileceğimiz, önceki çalışmalara kıyasla biraz daha zayıflamış görünen organik hissiyatı.
Bu yazı Babylon derginin 2010 yaz sayısında yayınlanmıştır.
Bu yazı Babylon derginin 2010 yaz sayısında yayınlanmıştır.
Etiketler:
Editions Mego,
Fenn O'Berg,
fennesz,
In Stereo,
Jim O'Rourke,
Pita
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)